Yaylalardan bozkırlara bir gün

Geç saatlerde yerleştiğim bungalov motel odamda uyandığımda seyahatin en güzel manzarasına uyandım. Sanki cennetten bir parça burası, karşımızda karlı dağ tepeleri, yeşilin binbir hali mutlu,huzurlu…

Şavşat merkez yağmurla ıslanmaya devam ederken klasik sabah çorbamızı içtikten sonra işe koyuluyoruum. Çekim çok uzun sürmüyor. Şavşat etrafı dağlarla çevrilmiş küçük bir ilçe. İlçe merkezi oldukça modern yerleşime sahip ve insanları oldukça sıcakkanlı. Küçük bir kıraathanede çayımı içtikten sonra yola koyuluyorum. Bugünkü rotamız Ardahan’dan Iğdır’a devam edecek.

Şavşat-Ardahan arası 50 km’lik bir mesafe ancak bu yol hiç bitsin istemiyorum. Hayatımda gördüğüm en iyi manzaralardan ilk beş listesine Karagöl Sahara Milli Parkı ve Sahara Yaylası’nı koyarken hayranlığım binlerce kez daha artıyor. Yayla yerleşimleri o kadar doğal ki yağan yağmur o kadar saf ki burda günlerce kalmak istiyor insan. Yol epey virajlı, ormanlar devasa, yağmur şiddetli ama herşey çok mu çok güzel. Ardahan’a yaklaştıkça güzellikler arkada kalıyor ve ayrı bir iklim sizi karşılıyor.

Ardahan Ardahan…

Ardahan şehir girişinde kale sizi Kura Nehri’ni geçmeden karşılıyor biraz ilerde askeri garnizonu görerek pazar yerine giriyorsunuz. Bir avuç şehir Ardahan. İnsanını tanıma fırsatım olmadı diyebilirim. Planlamış olduğumuz çekim oldukça kısa sürdü. Anadolu’da Ardahan’ın iki üç katı büyüklükte ilçeler var. Kış aylarının sert geçtiği şehir yapılarından belli. Ancak tarih şehrin sulüetine kazımış kendini. Öğle yemeği zamanı Çaldır Gölü kenarında kurulmuş olan meşhur Atalay’ın Yeri’nde alabalık ve çoban salata ile güzel bir yemek yiyerek Kars’ın yolunu tuttuk.

Bir saatlik yol sonunda Kars’a ulaşıyorum. Şehir karadenizden sonra epey kuru ve çorak arazilerle kaplı. Yol boyu tahıl tarımı yapılan araziler ve hayvancılık faaliyetleri göze çarpıyor. Şehir merkezi köy-kent karışımını harmanlamış gibi, günlük hayat oldukça sakin işliyor. Kars için kaz eti ve peynirden söz edilse de seyahatimiz çok uzun olduğundan herhangi birşey alamdan yolumuza devam edeceğiz. Tarihi kalıntıların çokça göze çarptığı bu yerde eski taş rus evleri, kiliseler ve kale kalıntıları muazzam güzellikte. Çekimlerimiz bittikten sonra Sarıkamış ilçesine doğru yola çıkıyorum.

Kars merkez ile Sarıkamış arasında 45 dakika süren bir yol mevcut. Yol boyu geniş araziler ve yol kenarlarına akan küçük şelaleler göze çarpıyor. İlçe oldukça sesiz bir halde karşılıyor beni önce Av Köşü’nü görmeden yapamıyorum. Çok etkileyici bir dışgörünüme sahip. Daha sonra çekim hazırlıklarım ve çekimlerimiz devam ediyor. Esnaf kahve ikramında bulunuyor. Vakit tükenirken son çekim durağımız Kağızman’a hareket ediyorum.

Kağızman yüksek dağlarla çevrili arıcılık ve bahçe tarımı ekonomisine sahip 20 binin üzerinde nüfusa sahip bir ilçe. Yaylalardan gelen hava mis gibi. Meyvecilik verimli arazilerde yol boyu görünen en önemli ekonomik durum gibi görünse de hayvancılıkta bu ilçede oldukça yaygınmış. İlçe merkezinde yaptığım çekimlerden sonra bir hatır kahvesi içip Iğdır için yola çıkıyorum.

İki saatlik yorucu bir sürüşün ardından akşam üstü ulaşıyorum Iğdır’a. Dumanlı başı ile Ağrı Dağı karşılıyor beni. Iğdır merkezde bulunan Gold Yıldırım Otel’e yerleşiyorum.

İsmail Atalar

Reklam Fotoğrafçısı