Çağ Kebap deyince Erzurum’da duracaksın!

Otelden ayrıldığımda sabah saat 09:00 civarıydı. Kahvaltıyı bir esnaf lokantasında çorba içerek yaptıktan sonra Erzurum Alışveriş Merkezi’nde yapmış olduğum çekimlerden sonra Erzurum’un kuzeyine doğru hareket ediyorum.

İlk çekim durağımız Oltu. Oltu ilçesiyle şehir merkezi arasında 150 km’lik bir mesafe var. Tortum ve Narman ilçelerinin içinden geçerek iki saatlik bir yolculukdan sonara Oltu’ya ulaşıyorum. Şehire girdiğiniz anda heybetli kaleyi görmeme imkanınınız yok. Hava açık ve serin. Oltu Çayı’nın ikiye böldüğü ilçenin Türkiye’de meşhur olma sebebi Oltu taşı. Bu taş tespih yapımında özel bir yere sahip. Yapılmış tespih ve diğer hediyelik eşyaların satıldığı dükkanlara uğramadan geçmeyin. Çekimler bittiğinde yolumuza devam ediyoruz.

Çağ Kebabı harika

Oltu’dan kuzeye doğru 50 km devam ettiğinizde Erzurumun en kuzey ilçesi Olur’ a ulaşıyorsunuz. Coğrafya oldukça virajlı yollara sahip. İlçe merkezine çıkarken bir dağ tırmanışına sahne oluyorsunuz. Kendi halinde oldukça sakin bir ilçe burası. Bir dizi çekim yapıyoruz. Öğrendiğimiz kadarıyla Olur, dut pekmezi ve ceviz konusunda oldukça iddialı bir yere sahipmiş. Ayrıca Erzurum’un meşhur çağ kebabının da buradan çıktığı söylenmekte.

 

Çekimler sonrası misafirperver işyeri sahibim Sıddık Bey beni Köprübaşı Köyü yolu üzerinde salaş bir çağ kebap ustasına götürdü. Bir aile işletmesi olan bu mekan çok bilindik biryermiş ve içersi oldukça kalabalıktı. Erzurum merkezde yemiş olduğum kebaptan üç gömlek daha üstündü.

Yemek sonrası Yusufeli-Öğdem-Artvin istikametli yolculuğum başladı. Akşam kararmaya durduğunda Yusufeli civarında baraj çalışmları sebebiyle iki saat yolu kestiler. Yol açıldığında 25 km hızla inanılmaz bozuk bir satıhta iş makinelerinin arasından yola devam ettik. Sağ yanımızda inanılmaz bir gürültü ile akan otobüs ve kamyonları dahi yuttuğu anlatılan Çoruh nehri yer alıyor. Yol boyu bu sesle yankılanan vadi boyunca araç kullanmak oldukça zor. Uzun bir yol ve zor koşullardan sonra 01:00 civarında Artvin’e ulaşıyorum.

Otel arayışım başlıyor. Birkaç otelde yer yok. Bir otel için oda bakmaya çıkıyorum ki otel çok kötü. Arabaya indiğimde lastiğimin patladığını görüyorum. En yakın benzinlik şehrin girişinde. Mecburen benzinliğe gidiyorum. Lastiğe hava basıp oto lastik tamircisi hakkında yol tarifi alıyorum. Gece saat iki hangi lastik tamircisi sizinle ilgilenir? Tabiki hiç kimse. Mecburen benzinliğe dönüyorum ve lastiğe tekrar hava basıyorum. Gece üç oldu ve artık arabada yatmaya karar veriyorum. Hava pompasının yanına çekiyorum aracımı. Opet istasyonu çalışanları ilgi gösterip ikramda bulunuyorlar. Lüks otel odama dönüyorum. Arabada uyumakta varmış…

İsmail Atalar
Reklam Fotoğrafçsı