Çay bahçelerinde enfes bir mola

Güzel bir pazar gününün ardından kahvaltı sonrası Rize merkezde çekimlerimize başlıyoruz. Hava bugün yağmurlu. İnsanlar yağmura o denli alışmışki şemsiye gereksinimi hissetmiyorlar.Rize merkezinde bürokratik binalar, bankalar, okullar ve devlet daireleri küçük bir alanda toplanmış vaziyette. Esnaf oldukça misafirperver ve sıcakkanlı. Rize’nin yerel şivesi çok farklı, insanlar dili şiir gibi kullanıyorlar.

Çekimlerimize öğle molasıyla ara veriyoruz. Rize’de yaşayan Trabzonlu bir hemşerimle öğle yemeği yiyeceğiz. Rize merkezde meşhur olan Bekiroğlu Lokantası’na gidiyoruz. Mekan oldukça kalabalık, yemekler oldukça güzel görünüyor. Karışık bir ahçı tabağı yaptırıyorum. Kurufasulye, taskebabı, köfte ve musakka gibi karışık lezzetleri birarada tatmak zevlki oluyor. Yemek üstüne birde fırın sütlaç harika doğrusu. Trabzonlu hemşerimin kesesine bereket, çaylarımızı yudumladıktan sonra vedalaşıyoruz.

Öğleden sonraki rotamız Çayeli ilçesi, yol boyunca sağınızda yeşil çay bahçeleri solunuzda uçsuz Karadeniz. Küçük bir limanı var Çayeli’nin ve yamaçları yemyeşil tonlarla kaplanmış Karadeniz’e bakıyor. Çekimlerim bittikten sonra buraya dek gelinirde çay bahçelereine uğramadan gidilir mi hiç?

Uygun bir yol bulup sürüyorum aracı tepeye doğru. Birkaç mahalle geçiyorum ki yol kenarında çay yığınlarının yanında bir amca görüyorum. Selam veriyorum anlattığına göre çayları fabrikaya gönderecekmiş araç bekliyor. Birkaç fotoğrafını çekiyorum ama oldukça utangaç. Yukarı doğru tırmanmaya devam ediyorum. Solumda çok güzel bir kamyonet duruyor üstü odun yüklü, duruyorum. Çaykur Fabrikası’nda çalışan Ahmet Taylan’la tanışıyorum. Oldukça samimi güzel fotoğraflar yakalıyorum. Annesi çok hoşsohbet bir Karadeniz kadını halımı hatırımı, annemi babamı, aç olup olmadığımı soruyor. İyi zaman geçiriyoruz birlikte. Yukarı tırmanmaya devam ediyorum. Birden yol bitiyor, önümü göremiyorum sisten ve geri dönüyorum. Çay bahçelerinde yoğun bir çalışma mevcut. Yol kenarlarında kesilmiş çaylar var. Para etmiyormuş çay çiftçiler dertli. Ahmet’te 70 Türk Lirası’na iş bulamadığı için Gürcistan’dan işçi getirdiğinden bahsediyor.

Rutubetli yollardan ilerleyerek sahil yoluna geri dönüyorum. Vakit akşam olmuş ve iyice acıkmışım. Çayelinin meşhur Lale Lokantasının  kapısında adımımı attığında lezzet kokuları karşılıyor insanı. Lale special, laz böreği, lahana sarma ve kadayıflı fırın sütlaç denemeniz gereken lezzetlerden. Yemek sonrası Rize merkeze geri döndüm. Otel lobisinde kahve içtikten sonra çalışmak için odama çekildim.

İsmail Atalar

Reklam Fotoğrafçısı