Doğunun Paris’i Diyarbakir

 

Doğunun Paris’i Diyarbakir! Sabah erken uyandım, zaten gece boyu pek uyuyamamıştım. Çantalarımı toparlayıp sokağa çıktım. Sabah erken çekim planımız olduğundan ilgili noktaya ulaştım. Fakat sözleştiğimiz kişiler henüz gelmemişlerdi. Küçük bir pastane buludum ve kahvaltıya oturdum. Biraz sonra içeriye karakuru bir adam girdi. Fotoğrafçı senmisin diye sordu. Anlayamadan,doğruldum. Evet benim buyurun dedim. Masaya şöyle bir göz attı. Garsona ‘’ Adam taa İstanbul’lardan gelmiş bu ne loo dedi’’ Birsüre daha sayıp sözvükten sonra masa birden şenlendi. Meğer mekan, çekim sahibinin komuşuymuş. Güzelce bir kahvaltı yaptıktan sonra çekimi tamamladık.

Ayrılmadan once Silvan için birşeyler yazacak olursak bu kadar kurak bir coğrafyada bu kadar yeşil bir ilçe çok güzeldi.

Rotamız Diyarbakır merkez!

Güneş yükseldikçe arabanın içi iyice ısınıyor, klimayı açmaya başlıyorum. Etraf alabildiğine düz ovalardan meydana geliyor. Dicle Nehri’nin hayat verdiği bu coğrafyada uçsuz bucaksız mısır tarlaları gözden kaçmıyor. Dicle boyunca tüm elektrik direkleri üzerinde leylekler yuva yapmışlar. Silvan ile Diyarbakır arasında 80 km’lik bir mesafe var ve yol iyi sayılabilir. Geniş düzlüklerden ilerlerken buğday hasat alanları çıkıyor karşımıza. Uçsuz bucaksız tarlalarda biçer döğer makineleri buğday hasadı yaparken Diyarbakır’a ulaşıyoruz.

Hava oldukça sıcak. Birkaç çekim noktalarımızdan ilk olanı tamamladıktan sonra Urfa’dan gelen fotoğrafçı dostum Aydemir ile salaş bir yerde öğle yemeği yiyoruz. Bu coğrafyada et yemekleri harika ama içtiğimiz naneli ayranı sanıırım hiç unutmayacağım.

Diyarbakır Suriçi oldukça etkileyici. Etrafta birsürü seyyar et ve et ürünleri yapan tezgahlar mevut. Öte yandan Diyarbakır modern bir şehrin tüm özelliklerini de içinde barındırıyor. Oldukça iyi bir yapılaşma sözkonusu. Şehir merkezi çekimlerimiz bittikten sonra Ergani ilçesine doğru yola çıkıyoruz.

Ergani toprak renginde bir ilçe. Sokakları oldukça eski yapılardan oluşan, kendi halinde bir Anadolu kasabası. Sepetli motosikletler ilçede oldukça yaygın. Yük ve eşya bu araçlarla taşınmakta. İlçe de yaptığımız çekimler bittiğinde 60 km’lik yoldan geri dönerek Diyarbakır’a dönüyoruz.

Bir süre otel arayışından sonra Prestige Otel’de(www.diyarbakirprestigehotel.com) kalmaya karar veriyorum.

Akşam yemeği için Diyarbakır’ı gezmeye tevsiye olunan Nasır Usta’ya (www.kebapcinasirusta.com) uğrayıp güzel bir Adana Kebap’la günü sonlandırıyoruz.

İsmail Atalar

Reklam Fotoğrafçısı