5.Gün:
Kayseri’nin şehir merkezi ile Talas ilçesi arası 10 dk zaman alıyor. Yollar oldukça iyi.Talas iki başlı görünen Ali Dağı’nın eteklerine kurulmuş bir ilçe. Tarihi mozaiklerin göze çarptığı ilçede modern yerleşim oldukça iyi görünmekte. İlk fotoğraf serÜvenimizden sonra küçük bir kahve molası veriyorum ve birkaç Kayserili amca ile yol ve Kayseri üzerine sohbet yapıyoruz. Müsade isteyip tekrar yola koyulurken kahvenin tadı damağımda yer ediyor. Şimdiki rotamız Kayserinin Pınarbaşı ilçesi, Talas ile aralarında 85 km kadar mesafe var. Erciyes dağını sağ yanıma alıp yola koyuluyorum şuana dek araçla ilgili en küçük sıkıntı yaşamadım. Bunun için alırsın ford olursun lord sözüne inanmaya başladım. Bölgenin iklim şartları nedeniyle orman örtüsü çok kısıtlı tek tek arazilere serpilmiş ağaçlar yola devam ediyorum. Yol aldığımız bu toprakların tarihte birçok medeniyete hizmet etmesi buralarda tarihi dokuyu son derece zenginleştirmiş.Neredeyse her 3-5 km lik yol katettiğinde karşına bir cami,kilise,türbe,kervansaray gibi tarihi yapılar çıkıyor.
Pınarbaşı’na vardığımda Kayseri’den geriye en küçük eser kalmamıştı. Merkez ilçelere göre daha az gelişmiş kendi halinde bir kasaba havası var Pınarbaşı’nın. Fotoğraf çekimim bittiğinde Melizgazi türbesini takip ederek Kayserideki iş ve gezimiz sona ermişti.
Artık 3.ncü şehrimize doru hareket ediyoruz. Sivas ellerine doğru seyahatımız devem ediyor. İlk durağımız Şarkışla. İki ilçe arasında navigasyon cihazımın en kısa gösterdiği mesefeyle 1 saatin üzerinde yol giderek Şarkışlaya ulaştım. İlçeye girerken göl kenarında en sevdiğim hobim karşıma çıktı, insanlar göl kenarında balık tutuyorlardı. Durup biraz onları izledim. İlçe merkezi oldukça küçüktü, bir yanında yükselen tepenin hemen dibine kurulmuş dükkanlar dizisi sizi karşılıyor. Çarşısı pazarı bir arada buranın, insanlar samimi bir koşturma içersinde. Çekimlerim bittiğinde otel aramaya başladım ama ilçede otel yoktu. Yolculukta en kötü şeylerden biri otel bulamamak. Yol üstü bir otel tarifi aldım. İlçenin biraz dışındaki otel kamyoncu durağı gibiydi vazgeçtim ve Sivas merkeze gitmeye karar verdim.

Saat 21:00’ı geçmişti. Yol tenha denecek derecede, asvalt yol gayet iyiydi. Yolda değişik biriey yaşadım. Çift yönlü yolda kimse yok dikiz aynamda arkamda bir tek ışık belirdi. İlkin motosiklet sandım. Yaklaşık 300 metre gerimde uzun müddet peşimden devam etti. Karşı yoldan geçen tır farları ardımı aydınlattığında ardımda kimse yoktu. Fakat tekrar karanlıkta beliren ışık birsüre daha takip etti ve herhangi bir sapak olmayan yerde gözden kayboldu.Çok heyecanlıydı(korkutucu desek daha iyi olur) 80 km’lik yolu tedirginde olsa geçerek Sivas merkeze ulaştım. Şehirde el ayak çekilmişti. Navigasyon cihazımla oteller bölgesine hareket ederek Buruciye Otel’e (www.buruciyeotel.com.tr ) yerleştim. Vakit epey geç olduğundan dinlenmeye karar veridim. Yarın çekim yok iyi bir Pazar gününü hakettik artık.

İsmail Atalar

Reklam Fotoğrafçısı