Suşehri için çıkacağımız yol öncesi şunu düşündüm. İyi bir uyku seyyahlar için en büyük ilaçtır. Kahaltı sonrası çarşı merkezinde son bir çekim daha yapıp Zara ilçesine doğru hareket ettim. 75 km’lik yol boyunca geniş ekim arazilerinden geçerek gayet güzel ve keyifli asvalt yoldan ilerledim. Sol yanımda güzel bir göl olan Hafik Gölü’nü gördüm. Öğle molası için göl kenarında bulunan restorantta yayın balığı ve hoş bir salata ile ziyafet çekip Zara’ya doğru yola devam ettim.

Sivas bahar ayında arı üreticilerinin uğrak yeriymiş. Sivas-Zara arasında onlarca arı üreticiisi kolonilerini tarlalara yaymıştı. Güzel bir yolculuktan sonra ulaştığım Zara; küçük ve sevimli bir kasabaydı. Hava ince bir yağmurun etkisinde olsa da çekimlerimizi yaptık. Küçük bir çay molası sonunda bir sonraki durağımız Suşehiri’ydi.

Suşehri Adına Yakışır bir yer

Adını ilk duyduğumda ki hala etkileniyorum Suşehiri bana hep garip duygular anımsatır. Zara ile Sivas arası ne kadar düz ise Suşehri ile Zara arası o kadar engebeliydi. 60 km’ye yakın yol yaklaşık bir buçuk saatte gidiliyor. Yol yapım çalışamları ve yağmurla zorlaşan bozuk yolda ilerlemek çok zor. Yolun ilk 30 km’lik bölümünden sonra çok güzel köyler görebiliyorsunuz. İçinden ırmak geçen şuan adını bilmediğim o köy huzur merkezi gibiydi. Suşehri’ne vardığımda öleden sonra beş civarıydı. Yağmur hızını artırmıştı.

İlçe, etrafı dağlarla çevrilmiş bir yükseltiye kurulmuş. İlçenin üst bölümünden bakınca uzun bir ova ve Kılıçkaya Baraj Gölü’nü görebilmek mümkün. İlk bakışta ilçenin Sivas merkeze göre ne denli yeşil olduğu göze çarpmakta.

Çekimlerimiz bitiğinde hava kararmak üzereydi. Yağmur olanca hızı ile devam ediyordu. Suşehri’nde bulunan Güven otel sahibi Sururi Güven misafir olmam konusunda beni ikna etti. Akşam güzel bir kebapla bu ikramını taçlandırdı. Suşehri Ovası’na bakan odamda yağmur sesi eşliğinde gözlerimi yumdum…

İsmail Atalar
Reklam Fotoğrafçısı